Eğitim Ve Ticaret

ticaretEğitim aslında bir sosyal meseledir 
ve çözümü büyük ölçüde kamusal olmalıdır. Bireyler ulusun tamamını oluşturan asli unsurlar olduğundan onların donanımı, ulusun bekası anlamına gelecektir. Bu nedenle ülkelerin yöneticilerinin öncelikle hassasiyet göstermesi gereken husus eğitim olmalıdır.
 
Ancak rasyonel dünya ne yazık ki pek de böyle değildir. Dünya’ nın hemen hemen hiç bir yerinde eğitim artık kamusal bir hizmet değildir. Hatta zorunlu eğitim dahi artık ekonomik kaynaklar ölçeğinde verimli olabilmektedir. Örneğin kolejde alınan ilköğretim eğitimi ile, köy okulunda alınan aynı değildir ve buradaki sıkıntı eğitimin niteliğine katkıda bulunan fiziksel imkanlardır. Eğitimci ne kadar cefakar olursa olsun, ders araç ve gereçleri ve diğer eğitim imkanları eğitimin kalitesini direkt etkilemektedir. Elbette bu çok uç bir örnektir, ancak eğitimde fırsat eşitliği ilkesi dikkat alınacak olursa oldukça büyük bir olumsuzluktur. Zira eğer bu durum böyle devam eder ve taşrada yaşayanlar, örneğin Doktor, Avukat veya Devlet adamı olamazsa, şehirdeki bir grup insan arasında gelişen bir aristokrasi ortaya çıkacak ve bu fark zamanla açılacak orta çağ Avrupasındaki derebeylik düzenine benzer bir yaşam tarzı ortaya çıkacaktır.
 
Modern dünya eğitimde fırsat eşitliği 
sayesinde farklı gelir grubundaki insanların zaman zaman yer değiştirmesine sahne olmaktadır. Bugün Anadolu’ nun bir köyünden büyük şehire tıp okumaya gelen bir genç, 20 sene sonra üst gelir grubundan bir kimse olabilir. Bunun yanında kendinden sonra dünyaya getireceği neslin de bir adım ileriye gitmesine vesile olabilir.
 
Ancak eğitim kalitesi çok yüksek dersaneler gidilmeden üniversite kazanılamaması, taşradaki eğitimin vasıfsız olması, parası olmayan için kültürel aktivitelerin lüks kabul edilmesi. Bu durumu tam tersine çevirecektir. Şehirli üst gelir grubu geliştikçe gelişecek, taşralı ve dar gelirli kimseler ise altta kalmaya mahkum olacaktır.
 
 
 
http://www.ozdemmusic.com/egitim-ve-ticaret-2/

Menu